Alzheimer hastalığı/ demans, yalnızca hafıza ve düşünme becerilerini etkilemez. Demansla yaşayan birçok birey, duygu durumunda, davranışlarında, algılarında ve kişiliğinde değişiklikler yaşar. Bu belirtiler topluca Demansın Davranışsal ve Psikolojik Belirtileri (BPSD) olarak adlandırılır.
Aile üyeleri ve bakım verenler için bu belirtiler, demansla ilişkili bilişsel güçlüklerden çoğu zaman daha sıkıntı verici ve daha zorlayıcı olabilir. Davranışsal ve psikolojik belirtiler zaman içinde dalgalanabilir ve fiziksel hastalık, ağrı, rutindeki değişiklikler, alışılmadık ortamlar, uyku bozuklukları veya duygusal stres nedeniyle kötüleşebilir.
Bu belirtileri anlamak, şefkatli ve etkili bakım sağlayabilmenin önemli bir adımıdır.
Yaygın Davranışsal ve Psikolojik Belirtiler
Demanslı kişiler çeşitli davranışsal ve psikolojik değişiklikler yaşayabilirler. Bunlar arasında şunlar yer alır:
- Ajitasyon, irritabilite ve huzursuzluk
- Öğleden sonra geç saatlerde veya akşam saatlerinde artan kafa karışıklığı (“gün batımı sendromu”)
- Sözel veya fiziksel saldırganlık
- Motivasyon ve ilgi kaybı (apati)
- Düşük duygu durumu ve depresyon
- Tekrarlayıcı veya görünürde amaçsız davranışlar
- Dolaşma veya amaçsız yürüme
- Sosyal açıdan uygunsuz davranışlar (disinhibisyon)
- Yeme alışkanlıklarında değişiklikler veya aşırı oral davranışlar
- Uyku bozuklukları
- Anksiyete ve aşırı endişe
- Özellikle görsel veya işitsel halüsinasyonlar
- Eşyalarının çalındığına, başkalarının kendisine zarar vermek istediğine veya tanıdık kişilerin başka biriyle değiştirildiğine dair sanrılar
Bu belirtiler, çoğu zaman kasıtlı davranışlardan ziyade karşılanmamış ihtiyaçların, rahatsızlığın, korkunun, kafa karışıklığının veya iletişim kurmadaki güçlüklerin bir ifadesidir.
Değerlendirme
Tedaviye karar vermeden önce kapsamlı bir değerlendirme yapılması esastır. Belirtilerin niteliğinin, şiddetinin, sıklığının ve tetikleyicilerinin anlaşılması etkili bir yönetim planı oluşturulmasına yardımcı olur.
Değerlendirme şunları içerebilir:
- Sağlık durumunda veya kullanılan ilaçlarda meydana gelen son değişikliklerin gözden geçirilmesi
- Ağrı, enfeksiyon veya diğer fiziksel hastalıkların belirlenmesi
- Uyku düzeninin değerlendirilmesi
- Çevresel tetikleyicilerin araştırılması
- Bakım verenlerin stres düzeyinin ve destek sistemlerinin değerlendirilmesi
- Belirtilerin hangi durumlarda ortaya çıktığının anlaşılması
Çoğu zaman rutin, çevre veya iletişim tarzındaki nispeten küçük değişiklikler davranışsal belirtilere önemli ölçüde katkıda bulunabilir.
Mümkün olduğunca, davranışsal ve psikolojik belirtiler ilaç tedavisi düşünülmeden önce ilaç dışı yaklaşımlarla yönetilmelidir.
İlaç Dışı Yaklaşımlar
Destekleyici Bir Ortam Oluşturmak
Tanıdık, sakin, güvenli ve öngörülebilir bir ortam, sıkıntıyı ve kafa karışıklığını önemli ölçüde azaltabilir.
Yararlı stratejiler şunları içerebilir:
- Tanıdık çevrenin ve kişisel eşyaların korunması
- Aşırı gürültü ve uyaranların azaltılması
- Özellikle akşam ve gece saatlerinde yeterli aydınlatmanın sağlanması
- Yürüme ve hareket etme için güvenli alanlar oluşturulması
Günlük Rutinin Korunması
Tutarlı günlük rutinler yönelimi destekler ve anksiyeteyi azaltır. Düzenli yemek saatleri, uyku rutinleri ve yapılandırılmış günlük aktiviteler güven duygusunu artırabilir ve sağlıklı uyku-uyanıklık döngülerinin sürdürülmesine yardımcı olabilir.
Gerçeklik Yönelimi
Tarih, saat, bulunulan yer ve aile üyelerinin veya bakım verenlerin kimlikleri hakkında nazik hatırlatmalar, bazı bireylerde kafa karışıklığını ve hayal kırıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.
Davranışsal Müdahaleler
Davranışsal yaklaşımlar, belirli davranışların tetikleyicilerini ve sonuçlarını belirlemeye odaklanır. Bir davranıştan önce ve sonra neler olduğunun anlaşılması, bakım verenlerin tetikleyicileri azaltmasına ve daha olumlu başa çıkma stratejilerini güçlendirmesine yardımcı olabilir. Bakım verenler arasında tutarlılık çoğu zaman başarının anahtarıdır.
Reminiscence (Anımsama) Terapisi
Anımsama terapisi; fotoğraflar, müzik, kişisel eşyalar ve yaşam öykülerini kullanarak anıları canlandırmayı ve anlamlı katılımı teşvik etmeyi amaçlar. Demanslı birçok kişi yaşamının daha erken dönemlerine ait önemli deneyimleri hatırlamaktan rahatlık ve keyif alır.
Validasyon Terapisi
Yanlış inançları veya anıları düzeltmeye çalışmak yerine, validasyon terapisi kişinin deneyiminin altında yatan duyguları anlamaya ve kabul etmeye odaklanır. Bu empatik yaklaşım sıkıntıyı azaltabilir ve iletişimi geliştirebilir.
Psikolojik Terapiler
Demansın erken evrelerinde bulunan bazı bireyler, özellikle anksiyete veya depresyon mevcut olduğunda, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Kişilerarası Terapi gibi uyarlanmış psikolojik terapilerden fayda görebilir.
Aile Desteği ve Aile Terapisi
Demans tüm aileyi etkiler. Aile odaklı müdahaleler, yakınların davranışsal belirtileri anlamalarına, iletişimlerini geliştirmelerine ve zorluklarla başa çıkmak için pratik stratejiler geliştirmelerine yardımcı olabilir. Bakım verenlerin desteklenmesi demans bakımının temel bir parçasıdır.
Yaratıcı ve Tamamlayıcı Terapiler
Yaratıcı terapiler duygusal ifade ve sosyal katılım için fırsatlar sağlayabilir. Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Müzik terapisi
- Sanat terapisi
- Aromaterapi
- Çok duyulu uyarım uygulamaları
- Şarkı söyleme grupları
- Uyku güçlükleri için parlak ışık terapisi
Bu yaklaşımlar iyi oluş hâlini artırabilir, ajitasyonu azaltabilir ve yaşam kalitesini yükseltebilir.
Fiziksel Aktivite
Düzenli fiziksel aktivite duygu durumunu, uyku kalitesini, benlik saygısını ve genel sağlığı iyileştirebilir. Egzersiz ayrıca huzursuzluğun azalmasına yardımcı olabilir ve enerjinin yapıcı şekilde kullanılmasını sağlayabilir.
Kişi Merkezli Bir Yaklaşım
Demansla yaşayan her bireyin kendine özgü deneyimleri, tercihleri ve ihtiyaçları vardır. Davranışsal ve psikolojik belirtilerin etkili yönetimi, davranışları yalnızca kontrol etmeye çalışmak yerine onların altında yatan anlamı anlamayı amaçlayan şefkatli ve kişi merkezli bir yaklaşım gerektirir.
Uygun değerlendirme, destek, çevresel düzenlemeler ve terapötik müdahalelerle, birçok davranışsal ve psikolojik belirti önemli ölçüde azaltılabilir; böylece hem demanslı bireylerin hem de onlara bakım veren kişilerin yaşam kalitesi artırılabilir.