Şizofreni kelimesi birçok insanının rahat hissetmemesine sebep olur. Medya bunu doğru ve adil olmayan bir şekilde kullanıyor olabilir. Şizofreni kelimesi neredeyse şiddet ve delilik ile anlamlandırılıyor. Şizofreni tanısı alan insanların ve ailelerinin böyle bir tanı karşısında zorlanmasına şaşırmamalı. Bu durum diğerlerinin sizi şiddet eğilimli ve kontrolden çıkmış olarak değerlendirdiğini düşündürebilir. Oysa bizler, sağlık çalışanları biliyoruz ki şizofreni tanılı kişilerin göstermiş olduğu şiddet ile herhangi bir insanın gösterdiği şiddet oranı arasında bir fark yoktur. Ve dahası birçok şizofreni tanısı almış kişiler de diğer insanlar gibi normal hayatlarına devam edebilmektedirler. Tabi ki ilaçlarını almaya devam etmeleri bu noktada önemli.
Şizofreni kişinin nasıl düşündüğünü, nasıl hissettiğini ve nasıl davrandığını etkileyebilen bir ruh sağlığı hastalığıdır. Semptom ve bulguları pozitif ve negatif olarak ikiye ayrılır.
Pozitif semptomlar genellikle olağan olmayan deneyimlerdir. Bunlar bazen daha belirgin, zihni meşgul edici, sorun teşkil edici ve sıkıntı verici olabilir. Halüsinasyon (varsanı) ve delüzyon (hezeyan, sanrı) pozitif semptomlara örnek olarak verilebilir.
Halüsinasyon gerçekte olmayan bir şeyi duyma, görme, hissetme veya koklama olarak tanımlanır. Buna sebep olan bir şey veya kimse yoktur ancak tabi ki bu deneyim yaşayan kişi için gerçektir. En sık görüleni ses veya sesler duymaktır.
Delüzyon gerçek olmayan bir şeye yüzde yüz inanmaktır. Diğer insanlar, kişinin o şeyi tamamen yanlış anladığını veya yanlış bildiğini düşünür. Bu deneyimi yaşayan biri için diğer insanlardan tamamen farklı düşünüyormuş hissi uyandırır. Deneyimi yaşayan insanların bu konuda tereddütü yoktur ama etrafındaki insanlar bu inancın yanlış, hatta bazen garip ve olağan dışı olduğunu düşünebilir. Bu inançları hakkında birileriyle konuşmaya çalıştıkları zaman, verdikleri açıklamalar ve sebepler bir anlam ifade etmez. Bazen tam olarak bir açıklamaları da yoktur, sadece öyle olduğunu bilirler ve inanırlar.
Negatif semptomlar:
• olağan düşüncelerin, hislerin ve motivasyonların kaybı
• hayata olan ilginin, enerjinin kaybı
• yataktan kalkmak ve evden çıkmak isteğinde azalma
• konsantrasyon kaybı
• genel vücut temizliği ve bakımında azalma
• diğer insanlar arasında rahat hissetmeme.
Diğer insanlar bunların şizofreninin bir bulgusu olduğunu anlamakta zorlanabilir, bunların sadece tembellik olduğunu düşünebilir. Bu durum şizofrenisi olan kişi ve ailesi için sorun olabilir. Ailesi bu kişilerin kendilerine gelmeleri, daha iyi yapabilmeleri için biraz baskı yapıyor olabilir. Ancak bu genel isteksizlik halini onlar da anlayamaz ve değiştirmek de ellerinden gelmez. Negatif semptomlar pozitif semptomlara göre daha az dramatik olabilir ancak negatif semptomlarla yaşam zor bir hal alır. İlaç tedavisi pozitif ve negatif semptomları iyileştirmek için kullanılabilir, ancak tedavi sadece ilaç olmamalıdır. İlaç tedavisi kişinin hastalığını anlamada, kabullenmede yardımcı olur ve bu durum onların psikolojik terapi ve aile terapilerine de katılmasında kolaylaştırıcı olur. İlaçlar delüzyon ve halüsinasyonları zamanla (birkaç gün veya birkaç hafta içinde) azaltacaktır. Bazı durumlarda bu semptomların şiddeti azalacak ama devam edecektir. İlaçlar düşüncelerin daha berrak ve sakin olmasını sağlayacaktır. Ayrıca genel motivasyon ve ilgi seviyelerini arttıracaktır. Eğer şizofreni tanısını yeni almışsanız, bu zor bir durum olabilir ve depresyon’a girmenize sebep olabilir. Yeni tanı almış kişilerde, şizofreni semptomları henüz ilerlememişken yüzde elli oranında depresyon gelişebilir. Şizofreni tanısı aldıktan sonraki dönemlerde de depresyon gelişebiliyor, bu oran %14’ tür. Şizofreni üzerine depresyon eklendiği zaman görülen semptom ve bulgular negative semptomlar ile karıştırılabilir, bu iki durumun ayırt edilmesi ve doğru yaklaşım ve tedavinin düzenlenmesi gereklidir.